"Ayırıcı Tanı" ile Etiketlenen Konular

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı ateş, yaygın vücut ağrısı, vakaların az bir kısmında ise deri, mukoza ve iç organlarda kanamalar ile seyreden kene kaynaklı viral bir enfeksiyondur. Hastalığın etkeni, Nairovirus soyundan zarflı bir RNA virüsüdür. Nairoviruslar dış ortama dayanıksızdır, konakçı dışında yaşayamazlar. 56ºC’de 30 dakikada ve ultraviyole ışınları ile hızla inaktive olurlar. % 1 hipoklorit ve % 2 gluteraldehite duyarlıdırlar. EPİDEMİYOLOJİ KKKA ilk kez 1944...
Mukokutanöz kandidiyaz, patojen kandidaların, en sık olarak Candida albicans’ın deri ve mukozalarda oluşturduğu enfeksiyondur. Kötü hijyen koşulları, uzun süreli antibiyotik ve immün baskılayıcı ilaç kullanımı, diabetes mellitus, aşırı su ve sabun teması risk faktörleridir. Deri ve tırnak kandidiyazı • Sık görülür. El ve ayak parmakları arasında kızarık plaklar şeklinde beliren bir enfeksiyondur. Plakların üzerinde beyaz kabuklar oluşur, deri sulantılıdır. • İntertrigo: Koltuk altı, meme altı, göbek ve...
Mide asidi ve pepsinin yol açtıgı mukozal hasarın oluçmasıyla ortaya çıkan peptik ülser daha çok orta ve ileri yaşlarda gözlenir. Önde gelen etyolojik neden Helicobacter pylori enfeksiyonu’dur. H. pylori enfeksiyonu yaşla artar; ülkemizde prevalansı 40-50 yaş grubunda %80’dir. Duodenal ülserli hastaların %90-96, gastrik ülserli hastaların %60-80’inde H. pylori antijeni pozitifligi saptanmaktadır. Tanı Öykü Öyküde yer alabilecek risk faktörleri arasında steroid olmayan antienflamatuvar ilaç (NSAID) ve aspirin...
Ürtiker; ani başlayan, derinin kaşıntılı, eritemli, ödemli, değişik biçim ve büyüklüklerde papül ve plaklarla özelliklenen, yüzeyel, geçici damarsal bir reaksiyonudur. Deri altı doku ve mukozaları tutan şekline anjiyoödem adı verilir. Larinks ödeminin eşlik ettiği akut ürtiker ve anjiyoödem yaşamı tehdit edebilen durumlardır. Lezyonlar 6 haftadan kısa sürerse akut, uzun sürerse kronik ürtiker söz konusudur. Ürtiker nedenleri: •    İlaçlar (aspirin, steroid olmayan anti-enflamatuvar ilaçlar, kodein, penisilin...
Osteoartrit, halk arasında kireçlenme de denir, eklem kıkırdağını tutan, dejeneratif, ilerleyici özellikte, zaman zaman enflamatuvar alevlenmeler gösteren, bu dönemde tedavi gerektiren, dünyadaki en yaygın eklem hastalığıdır. Tüm eklemlerde görülmekle birlikte en sık el, diz, kalça ve omurga eklemlerinde ortaya çıkar. Prevalansı yaşla artar. Etyolojide rol oynayan faktörler: •    Yaşlılık•    Genetik özellikler•    Obezite•    Travma Tanı Semptomlar •    Hareketle artan, dinlenmekle azalan eklem ağrıları•    Uzun süre hareketsizlik sonrası...
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı ateş, yaygın vücut ağrısı, vakaların az bir kısmında ise deri, mukoza ve iç organlarda kanamalar ile seyreden kene kaynaklı viral bir enfeksiyondur. Hastalığın etkeni, Nairovirus soyundan zarflı bir RNA virüsüdür. Nairoviruslar dış ortama dayanıksızdır, konakçı dışında yaşayamazlar. 56ºC’de 30 dakikada ve ultraviyole ışınları ile hızla inaktive olurlar. % 1 hipoklorit ve % 2 gluteraldehite duyarlıdırlar. EPİDEMİYOLOJİ KKKA ilk kez 1944...
Akut miyokard enfarktüsü (AME), akut koroner sendromlar olarak bilinen kararsız anjina pektoris ve ST yükselmesi olmayan miyokard enfarktüsünü (ME) de içeren klinik sendromlardan biri ve en ciddi olanıdır. Miyokardin belli bir bölgesine gelen kan akımının azalma veya kesilmesi sonucu gelicir. Etyopatogenezden yani oluşumunundan ateroskleroz (% 95) sorumludur. Ciddi oranda ölüm nedenidir. Tanı Semptom ve bulgular Göğüs ağrısı en önemli klinik bulgudur. Sıklıkla prekordiyumda yani...
Hipertansiyon, farklı günlerdeki 3 ayrı ölçümde sistolik kan basıncının 140 mmHg ve/veya diastolik kan basıncının 90 mmHg veya üzerinde olmasıdır. Hipertansiyon tanı ve tedavisinin temel amacı, kan basıncı yüksekliginin yaratabilecegi komplikasyonları, örnegin kardiyovasküler, serebrovasküler ve renal olaylar gibi hedef organ hasarlarını ve bu komplikasyonlara baglı morbidite ve mortaliteyi azaltmaktır. Tüm hipertansiyon vakalarının % 95’ini primer hipertansiyon oluçturur. Erişkin nüfusta ortalama hipertansiyon prevalansı...
Tonsillofarenjit, farenks ve tonsillerin enfeksiyonudur. Tonsillofarenjit erişkinde %90, çocukluk çagında %60-75 oranda virüslerle oluşur. Virüs nedenli tonsillofarenjit kendiliginden iyileşir; tedavide antibiyotiklerin yeri yoktur. Virüslerin neden olmadıgı tonsillofarenjitlerin hemen hepsinde etken A grubu beta- hemolitik streptokoktur (AGBHS). Akut romatizmal ateş ve glomerulonefrit gibi komplikasyonların önlenmesi için, AGBHS nedenli tonsillofarenjitlerin uygun antibiyotikle ve uygun sürede tedavisi gereklidir. Bu durum, doğru tanı konarak, AGBHS tonsillofarenjiti...
Egzema/dermatit, bedensel veya dış nedenlerle deride ortaya çıkan enflamatuvar bir yanıttır. Akut tipinde deride kaşıntılı, eritemli, veziküllü, sulantılı lezyonlarla karakterizedir. Kronikleştiğinde kaşıntı, kuruluk, hiperkeratoz ve fissürler görülür. Bu lezyonların bir kısmı veya hepsi bir arada olabilir. En sık görülen iki tipi vardır:•Atopik dermatit•Kontakt dermatit ATOPİK DERMATİT Aile öyküsünde deri ve/veya solunum yolu alerjisi bulunabilen egzema türüdür. Nedenleri• Besinler* (yumurta, süt, çerezler, soya, balık ve buğday)•İnhalanlar (akarlar, polenler,...
Mukokutanöz kandidiyaz, patojen kandidaların, en sık olarak Candida albicans’ın deri ve mukozalarda oluşturduğu enfeksiyondur. Kötü hijyen koşulları, uzun süreli antibiyotik ve immün baskılayıcı ilaç kullanımı, diabetes mellitus, aşırı su ve sabun teması risk faktörleridir. Deri ve tırnak kandidiyazı • Sık görülür. El ve ayak parmakları arasında kızarık plaklar şeklinde beliren bir enfeksiyondur. Plakların üzerinde beyaz kabuklar oluşur, deri sulantılıdır. • İntertrigo: Koltuk altı, meme altı, göbek ve...
Anjina, genellikle efor ve emosyonel stresle ortaya çıkıp, dinlenmekle veya nitrogliserin sprey ya da izosorbid dinitrat yani dil altı tablet ile geçen, baskı, sıkışma veya yanma tarzında çoğunlukla prekordiyum ve sternum arkasında duyulup omuz, kol, boyun ve çeneye yayılım gösterebilen göğüs ağrısı veya rahatsızlık hissidir. Kısaca filmlerde gördüğümüz tipik “elini kalbine koyup kalbim sıkışıyor” diyen kişi angina hastasıdır. Temel sorun kalp kasının...
A grubu beta-hemolitik streptokoklara bağlı tonsillofarenjite ikincil olarak gelişen yaygın enflamatuvar bir bağ dokusu hastalığıdır. Streptokok antijenlerine karşı gelişen antikorların eklem, kalp, bazal gangliyon gibi dokularda oluşturduğu hasar sonucu gelişir. Sosyoekonomik durumu düşük toplumlarda daha sık görülür. Sıklıkla 6-15 yaş grubunda ortaya çıkar. Akut tonsillofarenjitin tedavisi akut romatizmal ateş gelişimini  engeller. Tanı Öykü 1-5 hafta, ortalama 3 hafta önce geçirilmiş tonsillofarenjit öyküsü Belirti ve bulgular •    Gezici poliartrit (%75):...
Pnömoni, toplum içindeki günlük yaşam sırasında ortaya çıkan akciger parankimi enfeksiyonudur. Ölüm oranı, hafif pnömonili hastalarda %1-5 iken ağır hastalarda %25’lere ulaşır. Pnömoni, akciğer parankimasının akut inflamatuar bir hastalığıdır. Etiyolojisinde çeşitli nedenler rol oyna­maktadır. a) Bakteriyel Pnömoniler (Pnömokoklar, streptekokolar, stafilokoklar, tüberküloz basili ve diğer bakterilerdir). b) Virüsler. c) Mantarlar d) Radyasyon, travma, zehirli gaz irritasyonu gibi fizik etkenler pnömoniye ne­den olabilir. Tanı SemptomlarAteş, öksürük, balgam çıkarma, yan agrısı,...
Testis (erbezi) dokulannın sürekli ço­ğalma etkinliği göstererek tümör gelişi­mine oldukça uygun bir ortam hazırla­masına karşın, testis tümörleri seyrek görülür. Testis kanserinin cinsel yaşamın en etkin olduğu dönemlerde ortaya çıkma­sı, hastanın psikolojik durumuna dikkat­le eğilmeyi gerektirir. Görülme Sıklığı Testis tümörleri erkeklerde görülen tü­mörlerin yüzde 1′ini, idrar ve üreme yollan tümörlerinin yüzde 3-10′unu oluşturur. Her yıl 100 bin kişiden 3′ünde testis...